Ticaret Bakanlığı, 27 Mayıs 2025 tarihinde yaptığı açıklamayla anne sütünün perakende ve elektronik ticarette satışını yasakladığını duyurdu. Bakanlık, bu kararın kamu sağlığını ve tüketicileri koruma amacıyla alındığını vurguladı. Ayrıca, dijital platformlarda anne sütü alım-satımına yönelik yorum, ilan, tanıtım ve forum gibi içeriklerin paylaşılması ile bu tür işlemlere aracılık edilmesi de yasak kapsamına alındı. Yasağın Gerekçesi:…
Ticaret Bakanlığı, 27 Mayıs 2025 tarihinde yaptığı açıklamayla anne sütünün perakende ve elektronik ticarette satışını yasakladığını duyurdu. Bakanlık, bu kararın kamu sağlığını ve tüketicileri koruma amacıyla alındığını vurguladı. Ayrıca, dijital platformlarda anne sütü alım-satımına yönelik yorum, ilan, tanıtım ve forum gibi içeriklerin paylaşılması ile bu tür işlemlere aracılık edilmesi de yasak kapsamına alındı.
Yasağın Gerekçesi: Bebek Sağlığı ve Kamu Güvenliği
Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasına göre, anne sütü bebeklerin sağlıklı büyüme ve gelişimi için hayati bir besin kaynağı olup, ikamesi mümkün olmayan bir ürün olarak değerlendiriliyor. Ancak, uygun koşullarda sağılmayan, taşınmayan veya saklanmayan anne sütünün tüketimi, bebek sağlığı açısından ciddi riskler barındırıyor. Bakanlık, anne sütünün bireyin sağlık durumu, beslenme alışkanlıkları ve geçmiş enfeksiyon öyküsü gibi faktörlerden etkilendiğini, bu nedenle kontrolsüz satışların doğrudan kamu sağlığını tehdit ettiğini belirtti.
Uzmanlar, internet üzerinden satılan anne sütlerinin hijyenik koşullarda hazırlanıp hazırlanmadığının bilinmediğini ve bu sütlerin HIV, hepatit, tüberküloz gibi bulaşıcı hastalıkları taşıyabileceğini yıllardır vurguluyor. Ayrıca, sütün sağılması, saklanması ve taşınması sırasında uygun koşulların sağlanmaması durumunda besin değerinin kaybolabileceği ve zararlı mikroorganizmaların üreyebileceği belirtiliyor.
Yasal Düzenleme ve Cezalar
Yasağa uymayanlar için ciddi yaptırımlar öngörülüyor. 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca, anne sütü satışı yapanlar, reklam ve tanıtım faaliyetlerinde bulunanlar ile bu işlemlere dijital ortamda aracılık eden platformlar hakkında her bir ihlal için 684.214 TL’ye kadar idari para cezası uygulanabilecek. Bazı kaynaklarda, cezanın 984.214 TL’ye kadar çıkabileceği de iddia edildi, ancak resmi açıklamalarda 684.214 TL üst sınır olarak belirtildi.
Anne Sütü Ticareti: Uzun Süredir Tartışılan Bir Konu
Anne sütü satışı, özellikle internet ortamında son yıllarda ciddi bir tartışma konusu haline gelmişti. 2020 yılından bu yana, doğum sonrası sütü fazla olan bazı annelerin internet siteleri ve sosyal medya platformları üzerinden sütlerini sattığı biliniyordu. Bu sütler, genellikle sütü yetersiz olan anneler tarafından bebekleri için satın alınırken, kanser hastaları ve sporcular gibi yetişkinler tarafından da bağışıklık sistemini güçlendirme veya kondisyon artırma amacıyla talep ediliyordu. Ancak uzmanlar, yetişkinler için anne sütünün faydasını gösteren herhangi bir bilimsel kanıt bulunmadığını vurguluyor.
2020 yılında Sağlık Bakan Yardımcısı Emine Alp Meşe, internet üzerinden satılan anne sütlerinin hijyenik koşullarının bilinmediğini ve bu durumun ciddi sağlık riskleri taşıdığını belirtmiş, bu konuda gerekli çalışmaların yapılacağını ifade etmişti. Ayrıca, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nden Prof. Dr. Recep Cici, anne sütünün ticarete konu edilmesinin hem İslami hem de insani açıdan doğru olmadığını, sütün ancak bağış yoluyla paylaşılabileceğini söylemişti.
İnternet Üzerindeki Riskler ve Sahtecilik
Anne sütü ticaretinin internet ortamında büyümesi, sahtecilik risklerini de beraberinde getirdi. Bazı satıcıların, anne sütü yerine inek sütü veya başka sıvılar göndererek haksız kazanç elde etmeye çalıştığına dair haberler medyada yer aldı. Örneğin, 2025’te bir satıcının “Sahtekârlık da var o işte. İnek sütünü koyup göndersem nereden anlayacaklar ki?” dediği bir telefon görüşmesi basına yansıdı. Bu tür durumlar, kontrolsüz satışların ne kadar tehlikeli olabileceğini gözler önüne seriyor.
Toplumsal ve Kültürel Boyut
Türkiye’de sütannelik kavramı, kökeni eskiye dayanan bir gelenek olmasına rağmen, internet üzerinden yapılan ticaret bu geleneğin ruhuna aykırı bulunuyor. Sütannelik, tarihsel olarak süt kardeşliği bağlamında akrabalık ilişkilerini de etkileyen bir uygulama olarak görülürken, internetteki kontrolsüz satışlar bu kültürel hassasiyetleri de göz ardı ediyor. Sağlık Bakanlığı, bebeklerin kendi annelerinin sütünü almasını teşvik ederken, süt bankacılığı gibi düzenlenmiş sistemlerin gerekliliğine dikkat çekiyor.
Uzman Görüşleri ve Öneriler
Uzmanlar, anne sütü ihtiyacının yalnızca Sağlık Bakanlığı onaylı merkezler veya hastaneler aracılığıyla, gerekli sağlık kontrolleri yapılarak karşılanması gerektiğini vurguluyor. Mikrobiyolog Dr. İpek Ada, geçmişte yaptığı açıklamalarda, süt bağışçılarından alınacak sütlerin uygun koşullarda saklanması ve test edilmesi gerektiğini belirtmişti. Aksi takdirde, bebeklerde ağız mantarı, mide-bağırsak enfeksiyonları, alerjik reaksiyonlar ve hatta ciddi zehirlenmeler gibi sorunlar ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.
TÜRK’ÜN CANI NEDEN HEP DİPNOTTA?
MAKRO YAPILARDAN MİKRO HÜCRELERE ÇATIŞMANIN DİYALEKTİĞİ
DARBEYİ BASTIRDIK, AHBAP–ÇAVUŞ DÜZENİNİ BASTIRAMADIK!
TARİH, TÖREN DEKORU DEĞİLDİR: MEHTER HAMASETİ, KURTULUŞ SAVAŞI HAFIZASI VE DEVLET AKLININ AĞIR İMTİHANI
Zorunlu Göçün Gölgesinde Diyarbakır: Kimlik, Mekân ve Toplumsal Travmanın Sosyolojisi
Yorum Yap