İsrail’in İran’a yönelik düzenlediği siber saldırı, İran’ın finansal altyapısını hedef alarak bazı otomatik para çekme makinelerinin (ATM) devre dışı kalmasına neden oldu. Saldırı, iki ülke arasında son dönemde tırmanan gerilimin siber alana sıçramasının son örneği olarak değerlendiriliyor. Saldırının Detayları İran devlet medyası ve yerel kaynaklara göre, siber saldırı 13 Haziran 2025 tarihinde başlayan kapsamlı bir…
İsrail’in İran’a yönelik düzenlediği siber saldırı, İran’ın finansal altyapısını hedef alarak bazı otomatik para çekme makinelerinin (ATM) devre dışı kalmasına neden oldu. Saldırı, iki ülke arasında son dönemde tırmanan gerilimin siber alana sıçramasının son örneği olarak değerlendiriliyor.
Saldırının Detayları
İran devlet medyası ve yerel kaynaklara göre, siber saldırı 13 Haziran 2025 tarihinde başlayan kapsamlı bir operasyonun parçası olarak gerçekleşti. İsrail’in, İran’ın elektrik, iletişim ve enerji altyapılarını hedef alan siber saldırıları, finansal sistemlere de zarar verdi. Özellikle başkent Tahran, Tebriz ve İsfahan gibi büyük şehirlerdeki bazı bankalara ait ATM’lerin çalışmaz hale geldiği bildirildi. Bu durum, vatandaşların nakit para çekme işlemlerinde aksamalara yol açtı ve günlük yaşamı olumsuz etkiledi.
İran Ulusal Siber Uzay Merkezi Sözcüsü Hossein Dalirian, saldırının “İsrail’in desteklediği karmaşık bir siber operasyon” olduğunu iddia etti. Dalirian, İran’ın siber savunma sistemlerinin saldırıyı büyük ölçüde engellediğini, ancak bazı sistemlerde geçici kesintiler yaşandığını belirtti. İranlı yetkililer, ATM’lerin devre dışı kalmasının sınırlı bir bölgede etkili olduğunu ve sistemlerin yeniden çalışır hale getirilmesi için çalışmaların devam ettiğini duyurdu.
İsrail’in Siber Saldırı Stratejisi
Uzmanlar, İsrail’in İran’a yönelik siber saldırılarının, fiziksel askeri operasyonlarla eş zamanlı olarak yürütüldüğünü belirtiyor. 13 Haziran’da başlayan ve “Yükselen Aslan Operasyonu” olarak adlandırılan İsrail saldırıları, İran’ın nükleer tesisleri, balistik füze üsleri ve askeri karargahlarını hedef alırken, siber operasyonlar da kritik altyapıları felç etmeyi amaçladı.
İsrail’in siber saldırı kapasitesi, daha önce Stuxnet virüsü gibi operasyonlarla dünya çapında dikkat çekmişti. 2010 yılında İran’ın nükleer programını yavaşlattığı bilinen Stuxnet, İsrail ve ABD’nin ortak çalışması olarak değerlendirilmişti. Son saldırıların da benzer bir strateji izlediği, ancak daha geniş bir altyapıyı hedef aldığı düşünülüyor.
İran’ın Tepkisi
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, saldırılar karşısında sert bir açıklama yaparak, “İran İslam Cumhuriyeti, bu tür düşmanca eylemlere karşı güçlü bir yanıt verecektir. Saldırganlar, aptalca eylemlerinden pişman olacak” dedi. İran, misilleme olarak İsrail’e 100’den fazla insansız hava aracı (İHA) ve balistik füze ile saldırılar düzenledi. Ayrıca, İran’ın da İsrail’e karşı siber karşı saldırılar başlattığı, ancak bu saldırıların detaylarının henüz netleşmediği belirtiliyor.
İran, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) acil toplantıya çağırarak İsrail’in saldırılarını “savaş ilanı” olarak tanımladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, uluslararası toplumu İsrail’e karşı harekete geçmeye çağırdı.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Siber saldırıların Türkiye gibi bölge ülkelerinde de yankıları oldu. Türkiye’de bazı internet bağlantı sorunlarının, İsrail-İran siber çatışmasının dolaylı bir sonucu olabileceği ifade edildi. Uzmanlar, Türkiye’nin stratejik konumu nedeniyle siber güvenlik önlemlerini artırması gerektiğini vurguladı.
Uluslararası toplum, artan gerilimden endişe duyuyor. ABD, İsrail’in “kendini savunma hakkı” olduğunu belirtirken, operasyonlara doğrudan katılmadığını vurguladı. Avrupa Birliği ve Çin, taraflara itidal çağrısında bulundu.
Siber güvenlik uzmanları, İsrail’in İran’ın finansal sistemlerini hedef almasının, halk üzerinde psikolojik baskı yaratmayı ve rejimi ekonomik olarak zayıflatmayı amaçladığını belirtiyor. Ancak, İran’ın geçmişte benzer saldırılara karşı direnç geliştirdiği ve siber savunma kapasitesini artırdığı da ifade ediliyor.
Yorum Yap