İsrail merkezli i24NEWS kanalına konuşan üst düzey bir Suriyeli kaynak, Suriye ve İsrail arasındaki ilişkileri normalleştirecek devrim niteliğinde bir sürecin başladığını öne sürdü. İddiaya göre ABD’nin ara buluculuğunda yürütülen görüşmeler, Şam’da bir İsrail Büyükelçiliği açılmasına ve Golan Tepeleri’nin statüsünün yeniden tanımlanmasına kadar uzanabilir. Bölgesel dengeleri kökten değiştirme potansiyeli taşıyan iddialara göre, Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed…
İsrail merkezli i24NEWS kanalına konuşan üst düzey bir Suriyeli kaynak, Suriye ve İsrail arasındaki ilişkileri normalleştirecek devrim niteliğinde bir sürecin başladığını öne sürdü. İddiaya göre ABD’nin ara buluculuğunda yürütülen görüşmeler, Şam’da bir İsrail Büyükelçiliği açılmasına ve Golan Tepeleri’nin statüsünün yeniden tanımlanmasına kadar uzanabilir.
Bölgesel dengeleri kökten değiştirme potansiyeli taşıyan iddialara göre, Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara yönetimi ile İsrail hükümeti, ABD Başkanı Donald Trump’ın gözetiminde gizli bir diplomasi trafiği yürütüyor. Sürecin, yalnızca bir güvenlik anlaşması olmaktan çıkıp stratejik bir ortaklığa evrildiği belirtiliyor.
Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Şara’ya yakın kaynaklara dayandırılan bilgilere göre, Şam ve Tel Aviv heyetlerinin güvenlik anlaşmasını nihayete erdirmek üzere yakın zamanda Paris’te bir araya gelmesi bekleniyor.
Başlangıçta diplomatik statüsü olmayan bir “irtibat bürosu” ve sınır güvenliği anlaşması olarak tasarlanan sürecin, hem Trump yönetiminin baskısı hem de Şam’ın dış dünyaya açılma isteğiyle tam kapsamlı diplomatik ilişkilere dönüştüğü ifade ediliyor. Kaynak, görüşmelerdeki havayı şu sözlerle özetledi:
“Yıl sonundan önce Şam’da bir İsrail Büyükelçiliği açılması ihtimaline dair çok iyimser bir hava var.”
Görüşmelerin en hassas ve tartışmalı başlığı ise 1967’den beri İsrail işgali altında olan Golan Tepeleri. Şam yönetiminin, İsrail’in toprak iadesini reddeden katı tutumunu aşmak için masaya **”Ürdün Modeli”**ne benzer pragmatik bir formül getirdiği iddia ediliyor.
Masadaki teklife göre:
Bu formülün, İsrail’in güvenlik endişelerini giderirken, Suriye’nin de bölge üzerindeki egemenlik iddiasını hukuken korumasına olanak tanıması hedefleniyor.
Haberde, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu süreci bizzat takip ettiği ve nihai hedefinin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’yı tarihi bir imza töreni için bir araya getirmek olduğu belirtiliyor.
Bu anlaşmanın, Suriye’nin İbrahim Anlaşmaları (Abraham Accords) sürecine dahil olması anlamına geleceği ve bölgedeki stratejik, ekonomik ortaklıkları yeniden şekillendireceği vurgulanıyor.
Dış politikadaki bu radikal değişimin, Suriye’nin iç yapısındaki reformlarla paralel ilerlediği görülüyor. Şam yönetiminin, ülkedeki etnik ve mezhepsel gerilimleri (Kürtler, Dürziler, Aleviler) sonlandırmak için “genişletilmiş idari yerinden yönetim” (adem-i merkeziyetçilik) sistemine geçeceği aktarıldı.
Şara yönetiminin, Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı duyulması ve güneydeki Dürziler ile kuzeydeki Kürtlere yönelik entegrasyonun sağlanması halinde, İsrail ile ilişkileri en üst düzeye çıkarmaya hazır olduğu kaydedildi.
Üç cilt bir kader: Anna Karenina ve insanın iç mahkemesi
SÖYLEMDE BİRLİK, UYGULAMADA AYRIŞMA OLMASIN
Maskelerin Ardındaki Cehennem: “Medeniyet” Yalanı ve Yeryüzü Gerçeği
HAÇLI DÜNYASI İSLAM’I YIKMAK İÇİN KİMLERİ KULLANIP DESTEKLİYOR
Tarih Manipülatörlerinin Gölgesinde: Neo-Kadızadelilik ve Türkiye’nin Kaçırma Korkusu
Yorum Yap