Dicle Üniversitesi Bismil Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin tarımsal ve mesleki eğitimi için tahsis edilen 800 dönümlük kamu arazisi, bir kez daha gayriresmi kum ocağı işletmecilerinin rant alanına dönüştüğü iddialarıyla sarsılıyor. Yıllar önce işgalden binbir güçlükle kurtarılan devasa arazi, iddialara göre geçmişte yaşanan rüşvet ve usulsüzlük düzenine benzer bir yöntemle yeniden özel işletmelerin talanına açıldı. Öğrencilere Tahsis…
Dicle Üniversitesi Bismil Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin tarımsal ve mesleki eğitimi için tahsis edilen 800 dönümlük kamu arazisi, bir kez daha gayriresmi kum ocağı işletmecilerinin rant alanına dönüştüğü iddialarıyla sarsılıyor. Yıllar önce işgalden binbir güçlükle kurtarılan devasa arazi, iddialara göre geçmişte yaşanan rüşvet ve usulsüzlük düzenine benzer bir yöntemle yeniden özel işletmelerin talanına açıldı.

Öğrencilere Tahsis Edildi, Ranta Kurban Edildi
Bismil Kaymakamlığı ve Diyarbakır Valiliği tarafından öğrencilerin uygulamalı eğitimleri ve sosyal sorumluluk projeleri için üniversiteye kazandırılan 800 dönümlük arazi, geçmişte kum ocakları ve bölgedeki belirli aileler tarafından işgal edilmişti. 2016 yılında dönemin rektörlük yönetimi, arazi üzerinde hiçbir resmi kira sözleşmesi bulunmadığını, dönemin yöneticilerine gayriresmi menfaatler sağlanarak kamu malının peşkeş çekildiğini tespit etmişti.
Mülki amirler ve kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle arazideki işgal sonlandırılmış, etrafı tel örgülerle çevrilerek mülkiyet yeniden üniversiteye kazandırılmıştı. Alan yıllarca hem öğrenci projelerine ev sahipliği yapmış hem de elde edilen tarımsal gelirlerle ihtiyaç sahibi aileler ve şehit yakınlarına destek sağlanmıştı.
Uydu Görüntüleri ve Fotoğraflar İddiaları Doğruluyor
Geçtiğimiz aylarda görevinden istifa eden eski rektör yardımcısı Aytaç Coşkun döneminde başlayan süreçle birlikte, kum ocaklarının hiçbir resmi izin, kiralama sözleşmesi veya ruhsat olmaksızın araziye yeniden girdiği öne sürülüyor.
Yargı ve Üniversite Yönetimi Bu Sorulara Cevap Vermek Zorunda
Kamuoyunun ve eğitim camiasının gözü önünde cereyan eden bu ticari faaliyet karşısında üniversite yönetiminin sessizliği tepkilere neden oluyor. Üniversite yönetimi iddiaların aksini savunuyorsa, şu soruların belgelerle yanıtlanması bekleniyor:
Devletin öğrencilerin eğitimi için tahsis ettiği arazilerin kişisel ya da ticari çıkarlar uğruna kurban edilmesine karşı Cumhuriyet savcılarının ve mülki amirlerin derhal inceleme başlatması bekleniyor.
Yorum Yap