Mersin’in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015 tarihinde, 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın evine dönmek için bindiği minibüste tecavüz girişimine direnmesi üzerine vahşice öldürülmesi, Türkiye’yi derinden sarsmıştı. Cinayetin faili Ahmet Suphi Altındöken, babası Necmittin Altındöken ve arkadaşı Fatih Gökçe, yargılama sonucunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak olaylar bununla sınırlı kalmadı. Ahmet Suphi Altındöken, 11…
Mersin’in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015 tarihinde, 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın evine dönmek için bindiği minibüste tecavüz girişimine direnmesi üzerine vahşice öldürülmesi, Türkiye’yi derinden sarsmıştı.
Cinayetin faili Ahmet Suphi Altındöken, babası Necmittin Altındöken ve arkadaşı Fatih Gökçe, yargılama sonucunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak olaylar bununla sınırlı kalmadı. Ahmet Suphi Altındöken, 11 Nisan 2016’da Adana Kürkçüler Cezaevi’nde başka bir mahkum olan Gültekin Alan tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. Bu saldırı sırasında babası Necmittin Altındöken de yaralandı. Gültekin Alan, bu cinayet nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet ve ek olarak 29 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına mahkum edildi.
Gültekin Alan’dan Çarpıcı İfade: “Cinayeti 4 Kişiyle Planladık”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından cezası onanan Gültekin Alan, Özgecan Aslan’ın katilini öldürme olayına ilişkin yeniden görülen bir duruşmada tanık olarak dinlendi. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 25 Mart 2025 tarihinde gerçekleşen bu duruşmada Alan, cinayetin detaylarını ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Alan, cinayeti tek başına işlemediğini iddia ederek, olayın dört kişi tarafından planlandığını öne sürdü. İfadesinde, “Biz bu cinayeti işlemeye 4 kişi birlikte karar verdik. Birisi Ferat Y., birisi Ahmet Tekin B., diğeri de Adem Ç.’dir. Silahı cezaevine getirttiren Ahmet Tekin B.’dir. Silahın cezaevine geliş masrafını ödeyen de Ferat Y.’dir” dedi.
Alan, mahkeme heyetine, daha önce silahın cezaevine nasıl sokulduğuna dair susma hakkını kullandığını hatırlatarak, “Siz cezaevine silahı sokanlara ceza vermediniz ki ben onları söyleyeyim. Bu nedenle silahı cezaevine sokanlarla ilgili beyanda bulunmayacağım” şeklinde bir çıkış yaptı. Mahkeme başkanının, diğer sanıklar hakkındaki beraat kararlarının Yargıtay tarafından kısmen bozulduğunu belirtmesi üzerine ise Alan, yukarıdaki çarpıcı iddialarını dile getirdi.
Davanın Geçmişi ve Yeniden Yargılama Süreci
Ahmet Suphi Altındöken’in cezaevinde öldürülmesiyle ilgili soruşturma kapsamında Gültekin Alan’ın yanı sıra, ona yardım ettiği öne sürülen infaz koruma memuru Hacı Ahmet Özdoğan, silahı cezaevine soktuğu iddia edilen hükümlü Hüsamettin Bağlar ve eşi Gamze Bağlar, ayrıca diğer mahkumlar Ahmet Tekin Baykal, Ferat Yüksel ve Serkan Akkoca hakkında dava açılmıştı. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 2017 yılında Gültekin Alan’ı “tasarlayarak adam öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırırken, diğer sanıkları delil yetersizliğinden beraat ettirmişti. Ancak Yargıtay 1. Ceza Dairesi, beraat kararlarını bozarak dosyayı yerel mahkemeye geri göndermişti.
Yeniden yargılama sürecinde mahkeme, diğer sanıklar için üçüncü kez beraat kararı vererek önceki kararında direndi. Savcılık, Gültekin Alan’ın “tasarlayarak öldürme” ve “tasarlayarak öldürmeye teşebbüs” suçlarının yanı sıra Ahmet Tekin Baykal’ın da cinayete azmettirme suçundan cezalandırılmasını talep etmiş, ancak Alan’ın iddialarına rağmen mahkeme bu suçlamaları destekleyecek kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına hükmetti.
Özgecan Aslan Cinayeti ve Toplumsal Yankıları
Özgecan Aslan’ın 2015’teki trajik ölümü, Türkiye’de kadına yönelik şiddete karşı büyük bir öfke dalgası yaratmış, ülke genelinde protestolar düzenlenmişti. Üniversite öğrencisi Aslan’ın, minibüs şoförü Ahmet Suphi Altındöken tarafından bıçaklanarak öldürülmesi, cesedinin yakılması ve ellerinin kesilmesi gibi vahşi detaylar, kamuoyunda derin bir infial uyandırmıştı. Altındöken’in cezaevinde öldürülmesi ise, bazı kesimlerde “adaletin yerini bulduğu” şeklinde yorumlanırken, resmi makamlar bu olayı “cezaevinde işlenen bir cinayet” olarak kınamıştı. Dönemin Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, “Cezaevinde kim olursa olsun birinin öldürülmesi asla kabul edilemez” demişti.
Gültekin Alan Kimdir?
46 yaşındaki Gültekin Alan, cinayet, sahte para ve suç örgütü kurma gibi çeşitli suçlardan toplam 50 yıl hapis cezasına çarptırılmış bir mahkumdu. Tokat kökenli olan Alan, daha önce Zile, Tokat, İzmir ve Adana’daki cezaevlerinde yatmıştı. Üç kız babası olduğunu sıkça vurgulayan Alan, Özgecan Aslan cinayetinden etkilendiğini ve bu olayın kendisini harekete geçirdiğini ifade etmişti. 2016’daki ilk ifadesinde, “Kamu vicdanının sesi oldum. Geç gelen adalet tecelli etmiştir” diyerek cinayeti savunduğu görülmüştü.
Gültekin Alan’ın son duruşmadaki açıklamaları, davanın seyrine yeni bir boyut kazandırdı. Ancak mahkeme, Alan’ın diğer üç kişiyi suçlayan iddialarını inandırıcı bulmadı ve beraat kararlarında ısrar etti. Bu durum, silahın yüksek güvenlikli bir cezaevine nasıl sokulduğu ve cinayetin gerçekten bir ekip tarafından mı planlandığı sorularını yeniden gündeme getirdi. Türkiye’de kadın cinayetleri ve adalet sistemi üzerine devam eden tartışmalar, Özgecan Aslan davasıyla bir kez daha alevlenmiş oldu.
Özgecan Aslan’ın ailesi ise, yıllardır kızlarının acısını yaşamaya devam ederken, kadına yönelik şiddete karşı mücadelenin sürmesi çağrısında bulunuyor. Gültekin Alan’ın açıklamaları, bu hassas davanın kapanmadığını ve kamuoyunun ilgisini çekmeye devam ettiğini gösteriyor.
Yorum Yap