2 Temmuz 2025, saat 13:20 itibarıyla yapılan güncel bilgilerle, Leman Dergisi’nin 26 Haziran 2025 tarihli sayısında yayımlanan ve Hz. Muhammed ile Hz. Musa’yı tasvir ettiği iddia edilen karikatür nedeniyle başlayan süreç devam ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “dini değerleri alenen aşağılama” suçlamasıyla soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında karikatürü çizen Doğan Pehlivan, yazı işleri müdürü Zafer Aknar, grafiker…
2 Temmuz 2025, saat 13:20 itibarıyla yapılan güncel bilgilerle, Leman Dergisi’nin 26 Haziran 2025 tarihli sayısında yayımlanan ve Hz. Muhammed ile Hz. Musa’yı tasvir ettiği iddia edilen karikatür nedeniyle başlayan süreç devam ediyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, “dini değerleri alenen aşağılama” suçlamasıyla soruşturma başlattı.
Soruşturma kapsamında karikatürü çizen Doğan Pehlivan, yazı işleri müdürü Zafer Aknar, grafiker Cebrail Okçu ve müessese müdürü Ali Yavuz gözaltına alındı. İmtiyaz sahibi Tuncay Akgün ve yazı işleri müdürü Aslan Özdemir’in ise yurt dışında olduğu belirlendi.
Derginin ilgili sayısı toplatıldı ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Ayrıca, mali destek alıp almadıklarının araştırılması için ikinci bir soruşturma başlatıldı.Doğan Pehlivan’ın emniyet ifadesinde, karikatürde ölen bir Müslüman ve Yahudi’yi sembolize eden hayali karakterler çizdiğini iddia ettiği öğrenildi. Pehlivan, çalışmasında peygamberleri tasvir etme amacı olmadığını, İsrail bombardımanlarında hayatını kaybedenleri konu aldığını belirtti.
Ancak, neden Muhammed ve Musa isimlerini tercih ettiği sorusuna net bir cevap veremedi. İfade işlemleri tamamlanan şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Olay, kamuoyunda büyük tepki çekerken, protestolar ve siyasi açıklamalarla gündemdeki yerini koruyor.
Gözaltına alınan Doğan Pehlivan’ın emniyet ifadesi;
“Benim, Leman dergisinde sorumlu olduğum yarım sayfalık bir köşem vardır. Eskiden haftalık yayımlanırken, şu anda 15 günde bir basın-yayın faaliyeti yürütmekteyiz. Her 15 günde bir karikatür çizip dergiye teslim ederim. Bahsi geçen karikatürü yaklaşık bir hafta önce çizdim ve derginin sahibi olan Tuncay Akgün’e gönderdim. Aynı süre içerisinde, derginin grafik tasarım işlerini yapan Cebrail Okçu ve Murat Yücesan’a da ilettim. Karikatürün yayımlanmasında yetkili kişi, Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Akgündür. Onun onayı olmadan karikatür yayımlanmaz. Eğer gönderilen karikatürde bahsedildiği gibi bir sorun olsaydı, Tuncay Akgün kesinlikle yayına izin vermezdi.
Filistin katliamından bugüne, Iran savaşı da dahil olmak üzere karşılıklı olarak hayatını kaybeden insanlarla ilgili bu karikatür, aslında barış dolu bir çalışmadır. Karikatürde geçen Muhammed ve Musa isimleri, bu toplumlar içinde çokça kullanılan, popüler isimlerdendir. Muhammed ismi, Müslümanları temsil eden bir isim gibi görünürken; Musa ismi ise Yahudileri temsil eden bir isim olarak algılanabileceğinden dolayı bu iki ismi karikatürde kullandım. Ayrıca, eğer peygamberlerden bahsedilecekse, isimlerinin başında “Hz.” ve sonrasında “(s.a.v.)” gibi ifadeler kullanmamız gerekir ki peygamber oldukları açıkça anlaşılsın. Ancak benim burada kastettiğim, günümüzde savaşlarda hayatını kaybeden sıradan insanlardır.
Karikatüre bakıldığında, çizimdeki kıyafetlerin ve mekanın günümüzü yansıttığı net bir şekilde görülecektir. Bu da anlatılmak istenenin tarihsel değil, tamamen bugüne ait bir durumu temsil ettiğini göstermektedir. Savaşın anlamsızlığına vurgu yapmak; ruhların birbirleriyle anlaşabileceğini fakat bunun fark edilmesi için illa ölmek mi gerektiği sorusunu sormak istedim. Vermek istediğim mesaj yalnızca budur. Başka hiçbir amacım yoktur. Hatta karikatürün oldukça neşeli ve sevgi dolu bir anlatıma sahip olduğunu düşündüm. Bu çalışmanın, güncel olaylarla ilişkilendirilmesini hiçbir şekilde doğru bulmuyorum.
Konuyu ülke gündemine taşıyıp toplumu galeyana getiren şahıstan şikayetçiyim. Bu süreçte mağdur olan benim, aynı zamanda toplumdur. Ben bu karikatürde barıştan söz ediyorum; ancak birileri farklı bir tartışma yaratarak, bu tartışmayı benim üzerime yıkmaya çalışıyor. Bu tarz kişilere “provokatör” denildiğini düşünüyorum. Türkiye’de uzun yıllardır çizerlik yapıyorum. Bu meslekte öğrendiğimiz ilk kural, din konularına girmemek ve dinle alay etmemektir. Bu ilkeye her zaman bağlı kaldım. Hakkımda yöneltilen suçlamayı kabul etmiyorum.”
Yorum Yap