Bu günlerde Kanal İstanbul konusu yine gündemde..İnşaat Mühendisleri Odası ve konuyu çalışan bir çok bilim insanı konu ile ilgili olarak bir kez daha açıklama yaptılar.Neden yapılmamalıdır?diye.Bu açıklamalarda kanalın yapılmasının getireceği olumsuzluğa dikkat çektiler.. Istanbul Belediye Başkanı da temeli atılan köprünün kanalla ilgisinin olmadığını,2006 yılında kararlaştırılan “Kuzey Anadolu Otoyolu”ile ilgili bir köprü olduğunu belgeleriyle açıkladı.. Aslında…
Bu günlerde Kanal İstanbul konusu yine gündemde..İnşaat Mühendisleri Odası ve konuyu çalışan bir çok bilim insanı konu ile ilgili olarak bir kez daha açıklama yaptılar.Neden yapılmamalıdır?diye.Bu açıklamalarda kanalın yapılmasının getireceği olumsuzluğa dikkat çektiler..
Istanbul Belediye Başkanı da temeli atılan köprünün kanalla ilgisinin olmadığını,2006 yılında kararlaştırılan “Kuzey Anadolu Otoyolu”ile ilgili bir köprü olduğunu belgeleriyle açıkladı..
Aslında sorun ne paradır,ne de tekniktir!.İşin teknik kısmı da,para konusuda çözülebilir..Bazılarının söylediyi gibi önceliklerin sıraya konulması konusu da değildir,kanal konusu..Yapılması için sıraya bile alınamaz..Kenarda 500 milyar dolar paranız bile olsa bu kanal getireceği sorunlar nedeniyle de yapılmamalıdır.
Zaten bu kanalın yapılacağını da düşünmüyorum..Bu proje bir yıkım projesidir..Bir emlak projesidir..Bölgede arsa kapatanların arsasını kıymetlendirme projesidir..yapılan olumlu açıklamaların büyük çoğunluğu bağımsız ve özgür düşünmenin ürünü olmaktan uzaktır.
Bugünlerde yine medyada sıkça boy gösteren ünvanlı(!)fakat bağımlı bazı insanların canhıraş bir şekilde kendilerini gösterme çabaları var!..İstanbul’un ve kanal yapılacak bölgenin yeni bir nufus baskısı altında kalacağını,tarım alanlarının,su kaynaklarının yok olacağını,yeraltı su direnaj ve rejiminin deyişeceğini yok sayıyorlar..Marmara Deniz’i ve Karadenizin ekosisteminin bozulacağı onları ilgilendirmiyor!Birinci ve ikinci köprünün bölgeye çektiyi nüfusu görmüyorlar!.Kanal yapılacak bölge ve Trakyanın cidďi bir nüfus baskısı altında kalacağı söylendiyinde,”önlenir”diyorlar! Peki İstanbul’un bu kadar bozulması ve yaşanmaz hale gelmesi neden önlenmedi,önlemediniz?
Üstelik Istanbul son 20 yıldaki kadar hiç bozulmamıştı..”İstanbul’a ihanet ettik”diyen kim?
İstanbul’a daha fazla kötülük ve ihanet yapamaz sınız?
Halkımız daha fazla meşgul edilmeden ülkemizin gerçek gündemi olan iş ve aş sorununa dönülmeli,İstanbul’u bekleyen deprem konusunda ciddi bir seferberlik ilan edilmelidir..
Yorum Yap