ERBİL – Orta Doğu’da gerilim tırmanırken, Irak Kürdistan Bölgesi (IKB) bir kez daha füze sesleriyle sarsıldı. İran Devrim Muhafızları, Erbil’in Harir ilçesindeki ABD üssünü hedef aldığını duyururken; yerel kaynaklar saldırının yerleşim birimlerini veya havalimanını değil, dağlık alanı vurduğunu bildirdi. Devrim Muhafızları: “Beş Füze ile Doğrudan Hedef Aldık” İran Devrim Muhafızları Halkla İlişkiler Birimi tarafından Salı…
ERBİL – Orta Doğu’da gerilim tırmanırken, Irak Kürdistan Bölgesi (IKB) bir kez daha füze sesleriyle sarsıldı. İran Devrim Muhafızları, Erbil’in Harir ilçesindeki ABD üssünü hedef aldığını duyururken; yerel kaynaklar saldırının yerleşim birimlerini veya havalimanını değil, dağlık alanı vurduğunu bildirdi.
İran Devrim Muhafızları Halkla İlişkiler Birimi tarafından Salı günü yapılan resmi açıklamada, Harir’de konuşlu Amerikan güçlerine yönelik bir operasyon düzenlendiği belirtildi. Açıklamada, “Kürdistan Bölgesi’ndeki işgalci Amerikan güçlerine ait üs, Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri füze birimi tarafından 5 adet füze ile tam isabetle hedef alınmıştır” ifadelerine yer verildi.
Tahran kanadından gelen bu açıklama, bölgedeki askeri hareketliliğin yeni bir safhaya geçtiği şeklinde yorumlandı.
İran’ın “üssü vurduk” iddiasına karşın, sahadan gelen bilgiler farklı bir tablo çiziyor. Konuyla ilgili Rûdaw’a konuşan Harir Kaymakamı Şervan Celal, saldırının gerçekleştiğini doğruladı ancak hedef alınan noktanın askeri üs veya ilçe merkezi olmadığını savundu.
Kaymakam Celal, yaptığı açıklamada şu detayları paylaştı:
“Bölgemizdeki havalimanına veya ilçe çevresine yönelik herhangi bir isabet söz konusu değildir. Saldırı Harir ilçesine değil, Bani Harir Dağı bölgesine yapılmıştır.”
Bölgedeki güvenlik kaynakları, son 24 saat içinde Erbil ve çevresine 10’dan fazla drone ve füze saldırısı düzenlendiğini bildiriyor. Çatışmaların yayılmasından bu yana İran ve İran destekli grupların hedef listesinde şu noktalar öne çıkıyor:
Analiz: Gazeteci gözüyle bakıldığında; İran’ın bu saldırıları “doğrudan üstlenmesi”, bölgedeki “vekalet savaşı” görüntüsünün yerini daha açık bir restleşmeye bıraktığını gösteriyor. Ancak yerel makamların hasarı minimize eden açıklamaları, bölgedeki panik havasını dağıtmaya ve sivil halkın güvenliğini teyit etmeye yönelik bir strateji olarak değerlendiriliyor.
Taşların Arasındaki Göz: Zerzevan’ın Görünmez Efendileri
Doç. Dr. Mustafa Uğurlu Arslan ile Diyarbekir: Hafıza, Efsane ve Gerçekle Örülü Bir Şehrin Edebî Muhitleri
Sermayenin En Parlak Ambalajı: Nesneleştirilen Kadın ve 8 Mart İllüzyonu
Şehrin Kalbindeki Şeytan ve Dört Ayaklı Sır
Halepçe’nin Acı Hafızası: Tarihin Tozlu Raflarından Bugüne Bir Uyarı
Yorum Yap