Ajans News Haber

M.Metiner: Dağa kaçırılan çocukların annelerinin, babalarının bayramı ne olacak?

M.Metiner: Dağa kaçırılan çocukların annelerinin, babalarının bayramı ne olacak?
Mehmet MetinerTÜM YAZILARI
97 Okundu Okundu
03 Mayıs 2022 - 9:52

Bugün Ramazan bayramı.

Hepimiz mutluyuz.

Pek bir sevinçliyiz.

Mutluluğumuz ve sevincimiz daim olsun.

Ebeveynlerin en büyük mutluluğu ve sevinci, bayramı çocuklarıyla yaşamak.

Bayramı yaşamakla bayramı kutlamak farklıdır.

Bayramı kutlar geçersiniz.

En kolayıdır bu.

Kucaklaşırsınız.

El öper el öptürürsünüz.

Muhabbete doyum olmaz bayramlarda.

Küslükler unutulur.

Size uzatılan el düşman eli bile olsa tutmaktan kaçınmazsınız.

Bayramın hatırı vardır.

Bayramın bir yüreği vardır.

O yüzden yürekten tutunursunuz.

Yüreğinizi en fazla bayram günlerinde hissedersiniz.

Onun bir et parçasından ibaret olmadığı en çok bayramlarda hissedilir anlaşılır.

Yüreği olmayanın bayramı yoktur.

Bayramın yüreğine yolculuk edenler, yürekten hissederler her bir şeyi.

Gayrısı kutlamadır.

Öylesine.

Biçimseldir.

Tinsel değil tenseldir.

Oysa bayramın bir ruhu vardır.

Bir tini.

Yüreği olan o tini yakalar.

O yüzden bayram tadında yaşanır.

Anlamına uygun biçimde.

Yüreği yaralı olanların bayramı nice olur acep?

Evlatları yanlarında olmayan ebeveynlerin bayramı?

En kötüsü, evladının nerde olduğunu bilmeyen, ölü mü sağ mı bilmeyen anne ve babaların bayramları nicedir acep?

Çocuk yaştaki evlatları eli kanlı terör örgütünün siyasi şubesi tarafından kandırılarak veya beyinleri yıkanarak kaçırtılan Kürt anne-babaların bayramları nasıl karşıladıklarını doğrusu merak ediyorum.

Siz de merak etmelisiniz.

O kız ve erkek çocukların kaçırılma öykülerini okumamış olsaydım aklıma bile gelmezdi o ebeveynlerin dramı.

Ama okuduğumdan beridir yüreğimin bir yanı hüzünle dolu.

Tülay Demir Oktay’ın “Annemin Sesi” kitabındaki can yakıcı ve yürek paralayıcı öyküler bu topraklarda yaşandı.

Yanıbaşımızda.

Eli kanlı terör örgütü PKK’nın korkusuyla bir dönem kaçırılan evlatlarına dahi sahip çıkamadı o yoksul o gariban Kürt anne ve babalar.

Kaç zamandır yüreklendiler.

Evlatlarını dağa kaçırtan o örgütün siyasi partisi HDP’nin kapısına dayandılar Diyarbakır’da.

Hacire annenin cesur çıkışıyla başlayan bu isyan büyüdü.

Korkutanlar korkmaya başladı.

Annelerin bu devrimi bir yürek devrimidir.

“Evlatlarımızı istiyoruz!” diyerek HDP’nin kapısına dayananlardan bazılarının evlatları döndü.

Diğer çoğunluğun evlatlarının nerede savaştırıldıkları, yaşayıp yaşamadıkları bile bilinmiyor.

Birileri niye HDP diye sorabilir.

Niye HDP’den isteniyor dağa götürülen çocuklar diye sorabilir bilmeden.

Doğru adresteler o Kürt anne ve babalar.

Çünkü biliyorlar ki evlatları HDP marifetiyle kaçırılıp götürüldü.

HDP’li belediyelerin adları kültür ve gençlik merkezleri olarak anılan mekanlarında kandırılarak götürüldü.

Dağa “Pikniğe gidiyoruz!” denilerek götürülenler o çocuk yaştakilerin ellerine silah tutuşturuldu.

İdeolojik eğitim adı altında beyinleri yıkandıktan sonra ellerine verilen silahlarla Irak’ın Şengal dağlarına gönderildiler.

Suriye’nin Kobani’sine yollandılar.

Örgütün gerçek yüzünü görüp kaçmayı başaranların anlattıkları tüyler ürpertici.

Onların anlatımlarından biliyoruz ki o Kürt anneler-babalar HDP’nin önünde eylem yapmakla en doğrusunu yapıyorlar.

Bilmeyenler veya merak edenler “Annemin Sesi”ni okusunlar.

HDP’nin nasıl PKK’nın askere alma şubesi gibi çalıştığını görürler.

Danışmanları sayın Kılıçdaroğlu ve Akşener’e bu anlatımların/öykülerin yer aldığı kitabı mutlaka okutmalılar.

Kitapta birbirinden çarpıcı ve bir o kadar da ağlatan öyküler var, anekdotlar var.

Hepsi önemli.

Lakin kaç zamandan beridir Demirtaş güzellemesi yapanlar için aktarmayı gerekli gördüğüm bir gerçek tanıklık var.

Demirtaş’ın PKK/Kandil ile ne işi var, asla PKK’dan talimatlı değil diyenlere gelsin bu anekdot.

Şevket Bingöl anlatıyor.

14 yaşındaki erkek evladı HDP marifetiyle dağa kaçırılan yüreği acılı bir Kürt.

Evladını bulmak için Irak’ın Şengal bölgesine kadar gidiyor.

Oradaki PKK’lı sözde komutanların tehdidine maruz kalıyor.

“Oğlun burada, ama vermeyiz, defolup git, yoksa seni öldürürüz!” tehditlerine maruz kalıyor.

HDP çevresinden hatırlı birileri aracılığıyla para karşılığı kaçak yollardan sınırı geçip giden acılı Kürt babanın ölümü göze aldığını görünce ısrarını kırmayıp bir kampa götürüyorlar. Uzaktan elinde silah olan birini gösterip “İşte oğlun o! Gördün! Şimdi derhal burayı terket!” deniliyor.

Oğlunun öldürülenileceği korkusuyla geri dönen Şevket Bingöl o tarihlerde Cumhurbaşkanı adayı olan HDP genel başkanı Demirtaş’a bir yolunu bulup gidiyor.

Son bir umutla.

Gerisini kendisinden dinleyelim:

“Kongreleri vardı, gittim, dedim ki: “Bak sen cumhurbaşkanlığına adaylığını koymuşsun. Ama benim çocuğum sizin parti tarafından götürüldü. Allah rızası için çocuğumu geri getirin. Sizin yetkiniz var, orada sözünüz geçer.” Bana, “Kaç yaşındadır?” diye sordu. “14 yaşında” deyince o da cevap olarak, “ E, o kendi iradesiyle gitmiştir” dedi. “Peki, tamam, kendi iradesiyle gittiğini farz edelim. Senin kızın benim oğlumdan büyük. Sen kendi kızını gönder, ben de diyeyim ki bir cumhurbaşkanı adayı kızını göndermişse bana ne oluyor, benimki de gitsin.” O zaman dönüp korumalarına dedi ki: “ Atın bunu dışarı, milletin kafasını karıştırıyor.” Sonra beni dışarı attılar.

(Bkz. Tülay Demir Oktay, Annemin Sesi/Diyarbakır Anneleri Anlatıyor, Röportaj, Turkuvaz Yayınları, s.56)

Demirtaş bu işte…

Demirtaş’ın PKK/Kandil ile alakası olmayan “barışsever, demokrat!” olarak tanıtanlar kanaatlerini değiştirirler mi bilmem bu bu yoksul ve acılı Kürt babaya yapılanın ahı sadece Demirtaş’ı değil ona sahiplenenleri de tutar, bedduası da yakar cümlesini.

Şimdi Şevket Bingöl’ü düşünüyorum.

Onun gibi acılı babaları.

Yürekleri her an her saniye lime lime olan olan o yoksul Kürt annelerini…

Bu bayram günü ne yapıyorlar acep?

Hangi duygular içinde bayram kutluyorlar acep?

Onlar için asıl bayram, evlatlarına kavuştukları gündür, bilirim elbet bir baba olarak.

Rabbim kavuşturur tez elden inşallah.

Bayramımız mübarek olsun.

Yüreğinin bir yanı evlat acısıyla yaralı o aileleri unutmayalım e mi!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

%d blogcu bunu beğendi: