Ajans News Haber

LOZAN’DA ÜLKE BÖLÜNDÜ SES ÇIKARMADILAR ATALARIMIZ AMA !

LOZAN’DA ÜLKE BÖLÜNDÜ SES ÇIKARMADILAR ATALARIMIZ AMA !
¨Cihat TOPRAKTÜM YAZILARI
32 Okundu Okundu
15 Temmuz 2021 - 12:44

15 TEMMUZ ‘DA FAK’A BASTILAR. . . . .
ESKİ TÜRKİYELİ YOK ARTIK! !!!!!!
KÜRDÜ İLE
TÜRKÜ İLE
ÇERKEZİ İLE
ZAZASI İLE
BOŞNAK İLE
ARAP İLE
ARNAVUT İLE
HAYATIN BÜTÜN IRK RENKLERİ İLE

GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE GÖRÜYORUM ARTIK. .
BU ÜLKE
B Ö L Ü N M E Y E C E K….
BOLEMEYECEKSİNİZ! !!!!

Mısır Sudan bizim miydi ?

Evet. Mısır Sudan Lozan antlaşmasına kadar Osmanlı topraklarına aitti. Lozan’da yer alan 17. Madde’de “Türkiye’nin Mısır ve Sudan üzerindeki tüm hukuk ve senetlerinden vazgeçmesine ilişkin hüküm 5 Kasım 1914 gününden başlayarak geçerlidir.” geçen hüküm ile Mısır ve Sudan’ı kaybettik.

Mısır Sudan, 1914 yılında İngiltere tarafından işgal edildiği duyurulur. İngiltere ne kadar işgal ettiğini haykırsa da bu durum tanınmamıştır. Resmi olarak Mısır ve Sudan Osmanlı Devletine ait topraklardır.

Kıbrıs bizim miydi ?

Kıbrıs adası’da Lozan’da kaybettiğimiz topraklar arasında yerini almaktadır. Antlaşmanın 20. Maddesinde “Türkiye, Britanya Hükümetince Kıbrıs’ın 5 Kasım I914’te açıklanan ilhakını tanıdığını bildirir.” hükmüyle Kıbrıs’da kaybettiğimiz topraklar arasındadır.

Irak, Musul Kerkük bizim miydi ?

İşte en çok canımızı yakan maddelerden biri Irak maddesidir. Yüzyıllarca kardeş gibi yaşadığımız, hatta Antlaşmadan sonra Osmanlı askerlerine “Bizi bırakıp nereye gidiyorsunuz” denilen toprakları bir madde ile kaybettik.

Antlaşmanın 3. Maddesine göre; “Türkiye ile Irak arasındaki sınır dokuz ay içinde Türkiye ile Büyük Britanya arasında dostça belirlenecektir.” hükmüyle durum Birleşmiş Milletlere gider.
Birleşmiş Milletler’de de sonuç alınamayınca;
1926 yılında imzalanan Ankara Antlaşmasıyla Irak topraklarını da kaybediyoruz.

On iki Adalar Meselesi

Cumhurbaşkanımızın bağırsan sesi duyulacak adaları da Antlaşmanın 15. Maddesi’ndeki “Türkiye aşağıda sayılan Adalar üzerindeki tüm hak senetlerinden İtalya yararına vazgeçer : Bugün İtalya’nın işgali altında bulunan Astampalya (Astropalia),
Kodoş (Rhodes),
Kalki (Calki),
Skarpanto,
Kazos (Casso),
Piskopis (Tilos),
Misiros (Misyros),
Kalimnos (Kalymnos),
Lcros,
Patmos,
Lipsos (Lipso),
Sombeki (Simi)
Istanköy (Koş) Adaları ile bunlara bağlı olan adacıklar
Meis (Castellorizo) Adası (2 numaralı haritaya bakılması).” İtalya’ya bırakıyoruz.

Birilerinin Uşi Antlaşması’nda verdik dediğini duyar gibiyim.
Uşi Antlaşmasını’da bir açıklık getirelim. Uşi Antlaşması 1912 yılında imzalandı. Peki neden ne verdik ?

Trablusgarp savaşı devam ederken, Balkan savaşının çıkması üzerine Osmanlı, İtalya’dan barış istemek zorunda kaldı.
Antlaşmaya göre;
İtalya, Trablusgar ve Bingazi’ye karşılık İşgal altında bulundurduğu On İki Ada’yı Osmanlı’ya geri verecekti.
Osmanlı çıkan Balkan savaşları nedeniyle adalar riske atmamak için İtalya’dan adaları bir süre sonra vermesini istedi. İtalya sözünde durmayınca adalar işgal altında kalmaya devam etti,
fakat antlaşmaya göre adalar bize aitti.

II. savaşında Mihver devletler olan Almanya ve İtalya, savaş sırasında On İki Ada’yı askeri üs olarak kullanmışlardı. Daha sonra İtalyan Musollini’nin devrilmesinden sonra adalar Almanların eline geçti. Yıl 1941.

Adalar 1941 yılında almanların eline geçtikten sonra Almanlar,
12 ada’dan geri çekilmek zorunda kalınca adalardaki insani durumlar nedeniyle Adaları Türk Hükümetine teslim etmek isterler.

1942 yılı, Fethiye il genel meclis üyesi Süleyman Harmanlar anlatıyor;
“1942 yılında yüksek rütbeli üç Alman subayı Vali’ye ziyaret ederek, 12 adayı teslim etmek istediklerini söylediler.” durum ivedilikle Ankara’ya telgraf çekilir.

Ankara’dan gelen cevap ise şaşırtıcıdır. “Almanlar adalar için şart koşuyorlar mı? Adaları İngiltere’ye verebilir miyiz?”

Kaynak olarak Başbakanlık Arşivleri, telgraf arşivlerine bakabilir. Ayrıca, Son havadis gazetesi(Kasım 1971)

Boğazlar konusu

Antlaşmanın 23. Maddesi olan “Bağıtlı Yüksek Taraflar, Boğazlar Rejimine ilişkin bugün yapılmış Sözleşmede açıklandığı üzere,
Çanakkale Boğazında,
Marmara Denizinde ve
Karadeniz Boğazında denizden ve havadan, gerek barış, gerek savaş zamanlarında özgürce geçiş ve
gidiş – geliş ilkesini kabul ve açıklama konusunda anlaşmışlardır.
Bu Sözleşme, buradaki Yüksek Bağıtlı Taraflar için, işbu Andlaşmada yazılmış olsa idi onun sahip olacağı güç ve değerin tıpkısına sahip olacaktır.” hükmünde, boğazların hakimiyetini BM’e ve diğer devletlere bırakıyoruz.

Bugün Mısır, süveyş kanalından geçen her gemi için 50 bin ile 100 bin dolar arasında geçiş ücreti alırken biz sadece el sallayabiliyoruz.

Son Olarak

Türkiye, işgal’de bize 5 milyar zarara uğratan ve Türkiye tarafından denize dökülen Yunanistan’a 1 lira dahi tazminat ödetemeyecek bir başka hezimete de imza atmıştır.
Ve yüz yıllardır bu çirkin oyunlara maruz kalıp kaybeden, elindeki ile güçlü bir ülke olduğunu kanıtlayan Türkiye için yine dış mihrakların oyunu olan hain fetö ve avanelerinin oyununu 15 TEMMUZ 2016 tarihinde halkların kardeşliği ile dayanışma sonucu hüsrana uğradı.
Allahın izni ile artık Eski kagit üzerinde savasmadan teslim olan bir TÜRKİYE yok ve OLMAYACAKTIR. .

Şimdi siz karar verin
“Lozan Hezimet mi? Zafer mi?”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

%d blogcu bunu beğendi: