Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, birkaç ay önce partisinin milletvekilleriyle yaptığı kapalı toplantıda “Cumhurbaşkanının iki yardımcısı olsun; biri Kürt, diğeri Alevi kökenli olsun” şeklinde bir öneride bulunduğu iddia edildi. Gazeteci İsmail Saymaz’ın aktardığı bu ifadeler, Türkiye’nin siyasi gündemine damgasını vurdu. Bahçeli’nin “Milli Bütünlük” Vurgulu Önerisi Çeşitli medya organlarında yer alan haberlere göre,…
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, birkaç ay önce partisinin milletvekilleriyle yaptığı kapalı toplantıda “Cumhurbaşkanının iki yardımcısı olsun; biri Kürt, diğeri Alevi kökenli olsun” şeklinde bir öneride bulunduğu iddia edildi. Gazeteci İsmail Saymaz’ın aktardığı bu ifadeler, Türkiye’nin siyasi gündemine damgasını vurdu.
Çeşitli medya organlarında yer alan haberlere göre, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin bu öneriyi “kardeşliği pekiştirmek” ve “milli bütünlüğü güçlendirmek” amacıyla dile getirdiği belirtiliyor .
Bahçeli’nin toplantıda yaptığı konuşmada, Kürtler ve Alevilerin bürokrasiden dışlanamayacağını vurgulamak için bu ifadeleri kullandığı öne sürülüyor. MHP liderinin, “Cumhurbaşkanının iki yardımcısı olsun, bir Kürt, diğeri Alevi olsun” sözleriyle Türkiye’nin farklı etnik ve inanç gruplarını yönetimde temsil etme niyetini ortaya koyduğu yorumları yapılıyor .
Bu öneri, Bahçeli’nin son yıllardaki söylemleriyle de uyum gösteriyor. MHP lideri, üç yıl önce yaptığı bir konuşmada “Cemevleri ibadethanedir, bize düşen saygı duymak ve destekleyici tavır almaktır” demişti .
Ayrıca Bahçeli, Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde kendi parasıyla satın aldığı bir araziyi Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu’na hibe ederek burada bir cemevi ve külliye inşa ettirmişti. Bu proje, Bahçeli’nin Alevi vatandaşlara yönelik hassasiyetinin somut örneklerinden biri olarak gösteriliyor .
Bahçeli’nin etnik kökenler arası uyuma yönelik vurguları sadece Alevilerle sınırlı değil. MHP lideri, geçtiğimiz Ekim ayında Ankara’da katıldığı Ziya Gökalp Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada Kürt-Türk ilişkilerine dair dikkat çeken açıklamalarda bulunmuştu:
“Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa, Türk değildir; Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa, Kürt değildir. Türklerin ve Kürtlerin birbirini sevmesi, her iki taraf için hem dini hem de siyasi bir farzdır” ifadelerini kullanan Bahçeli, iki halkın ortak düşman ve ortak tehlike karşısında bulunduklarını belirtmişti .
İlginç bir şekilde, Bahçeli’nin bu açıklamalarını aktaran gazeteci İsmail Saymaz hakkında MHP tarafından daha önce suç duyurusunda bulunulduğu görülüyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, Kasım 2024’te yaptığı açıklamada, “Fatih Altaylı ve İsmail Saymaz ile beraber ilgili yayınların gerçekleştirildiği medya kuruluşları hakkında da Milliyetçi Hareket Partisi olarak suç duyurusunda bulunuyoruz” demişti .
Özdemir, bu suç duyurusunun gerekçesini “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında dezenformasyon yapmak” olarak açıklamıştı .
Siyaset uzmanları, Bahçeli’nin bu son açıklamalarını MHP’nin son yıllarda izlediği “kapsayıcı milliyetçilik” stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriyor. Özellikle Alevi vatandaşlara yönelik bu tür yaklaşımların, partinin geleneksel tabanının ötesinde bir kitleye ulaşma çabası olarak okunabileceği belirtiliyor .
Bahçeli’nin bu önerisinin pratikte nasıl karşılık bulacağı ve Cumhurbaşkanlığı sisteminde böyle bir değişikliğin gündeme gelip gelmeyeceği ise şimdilik belirsizliğini koruyor. Ancak bu açıklamaların, Türkiye’nin çokkültürlü yapısına dair tartışmaları yeniden alevlendireceği kesin görünüyor.
NİSAN 2026 GÜNDEMİ
DÜNYA FİNANSAL DİJİTAL KIYAMETİN EŞİĞİNDE: 2026 SAVAŞLARI VE BÜYÜK FİNANSAL SİBER SOYGUN HARİTASI
KÖY ENSTİTÜLERİNDEN TEKİNSİZ OKULLARA: DEVRİN KİNYAS KARTALLARI KİMLERDİR?
AİLEYE YÖNELİK SALDIRILAR
Yorum Yap