Türkiye, yaklaşık yarım yüzyıldır mücadele ettiği terör sorunuyla ilgili tarihi bir gelişmeye tanık oldu. PKK (Kürdistan İşçi Partisi), 5-7 Mayıs 2025 tarihlerinde gerçekleştirdiği 12. Kongresi’nde aldığı kararla kendini feshettiğini ve silahlı mücadeleyi sonlandırdığını duyurdu. Bu karar, Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor. İşte bu tarihi gelişmenin detayları: Fesih Sürecinin Arka Planı…
Türkiye, yaklaşık yarım yüzyıldır mücadele ettiği terör sorunuyla ilgili tarihi bir gelişmeye tanık oldu. PKK (Kürdistan İşçi Partisi), 5-7 Mayıs 2025 tarihlerinde gerçekleştirdiği 12. Kongresi’nde aldığı kararla kendini feshettiğini ve silahlı mücadeleyi sonlandırdığını duyurdu. Bu karar, Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor. İşte bu tarihi gelişmenin detayları:
Fesih Sürecinin Arka Planı
PKK’nın kendini feshetme kararı, örgütün kurucusu Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde İmralı Cezaevi’nden yaptığı çağrıyla başladı. Öcalan, örgüte “Kongrenizi toplayın, silah bırakın ve PKK kendini feshetsin” talimatı verdi. Bu çağrı, Türkiye’de siyasi ve toplumsal yankı uyandırırken, süreç MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” vurgusu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı tutumuyla hız kazandı.
DEM Parti’nin İmralı ile yaptığı görüşmeler, sürecin önemli bir parçası oldu. 28 Aralık 2024 ve 22 Ocak 2025’te gerçekleşen görüşmelerin ardından, DEM Parti heyeti, Öcalan’ın mesajlarını kamuoyuyla paylaştı. Öcalan’ın “Silah bırakma çağrısının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum” ifadesi, örgütün fesih sürecine yönelik ciddi bir adım olarak değerlendirildi.
Kongre ve Fesih Kararı
PKK, 5-7 Mayıs 2025 tarihlerinde, zorlu güvenlik koşulları altında iki farklı bölgede eş zamanlı olarak 12. Kongresi’ni topladı. Kongreye 232 delege katıldı ve Öcalan’ın çağrısı doğrultusunda tarihi kararlar alındı. Kongre sonuç bildirgesinde şu ifadeler yer aldı:
Bildirgede, PKK’nın 1978’den bu yana Kürt inkâr politikalarına karşı yürüttüğü mücadelenin, Kürt varlığını kabul ettirdiği ve bölgede özgürlük umudu haline geldiği vurgulandı. Ancak, örgütün silahlı mücadele yönteminin artık geçerliliğini yitirdiği belirtilerek, demokratik toplum inşası için yeni bir döneme geçildiği ifade edildi.
Siyasi ve Toplumsal Yansımalar
Fesih kararı, Türkiye’de hem siyasi hem de toplumsal düzeyde geniş yankı buldu. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, 9 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, “PKK’nın kongresini topladığını duyurması an meselesi. Bu önemli bir adım, sonrası da önemli olacak” diyerek sürecin ciddiyetine dikkat çekti. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise, “Terör örgütünün fesih ve silah bırakma kararını bir an önce açıklaması son derece önemlidir. Sürecin somut biçimde gerçekleşmesi gerekir” diyerek, kararın sahada uygulanmasının takip edileceğini belirtti.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, daha önce yaptığı bir açıklamada, PKK’nın 2013’te benzer bir fırsatı kaçırdığını ve bu kez Öcalan’ın çağrısına uyarak tarihi bir fırsat değerlendirmesi gerektiğini söylemişti. Fidan, örgütün bölgesel aktörler tarafından manipüle edilmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu.
Fesih Kararının Olası Etkileri
PKK’nın fesih kararının, Türkiye’nin iç ve dış politikasına önemli etkileri olacağı öngörülüyor:
Yorum Yap