Diyarbakır’ın Hani ilçesinin güneydoğusunda, Lice’yi Diyarbakır ovasından ayıran ve uzun yıllardır resmi kayıtlarda “Eshab-ı Kehf Dağı” olarak bilinen dağın adı, Harita Genel Müdürlüğü tarafından değiştirildi. Yapılan bu değişiklikle, dağ ve çevresindeki bölge artık “İnceburun Dağları” olarak anılacak. Karar, bölgenin tarihi ve kültürel dokusuna dair tartışmaları da beraberinde getirdi. Tarihi ve Kültürel Bir Miras: Eshab-ı Kehf…
Diyarbakır’ın Hani ilçesinin güneydoğusunda, Lice’yi Diyarbakır ovasından ayıran ve uzun yıllardır resmi kayıtlarda “Eshab-ı Kehf Dağı” olarak bilinen dağın adı, Harita Genel Müdürlüğü tarafından değiştirildi. Yapılan bu değişiklikle, dağ ve çevresindeki bölge artık “İnceburun Dağları” olarak anılacak. Karar, bölgenin tarihi ve kültürel dokusuna dair tartışmaları da beraberinde getirdi.
Tarihi ve Kültürel Bir Miras: Eshab-ı Kehf Dağı
Eshab-ı Kehf, Kur’an-ı Kerim’in Kehf Suresi’nde bahsedilen ve zalim bir hükümdarın baskısından kaçarak bir mağarada 309 yıl uyuduğuna inanılan yedi gencin hikayesini anlatır. Bu hikaye, hem İslam hem de Hristiyanlık inancında önemli bir yer tutar ve dünya genelinde farklı coğrafyalarda “Yedi Uyurlar” olarak da bilinir. Diyarbakır’ın Lice ve Hani ilçeleri arasında yer alan bu dağ, yöre halkı tarafından Eshab-ı Kehf’in mağarasının bulunduğu yerlerden biri olarak kabul ediliyor. Dağın eteklerinde bulunan mağara, asırlardır hem dini hem de turistik ziyaretlerin odağı olmuş durumda.
Resmi kayıtlarda 1977 yılına kadar “Eshab-ı Kehf Dağı” olarak geçen bu alan, bölgenin tarihi kimliğinin bir parçası olarak görülüyordu. 1861-1863 yılları arasında Diyarbakır’da görev yapan İngiliz Konsolosu J.G. Taylor’un anılarında da bu dağın Eshab-ı Kehf ile ilişkilendirildiği ve tepesindeki kalıntıların antik Dakyanus şehrine ait olduğuna dair inanışlara yer verildiği biliniyor. Taylor, Lice’yi ziyareti sırasında dağın ve mağaranın Yedi Uyurlar’a atfedildiğini not etmiş, bu da bölgenin tarihsel önemini bir kez daha ortaya koymuştu.
Ad Değişikliği Neden Yapıldı?
Harita Genel Müdürlüğü’nün aldığı kararla, Eshab-ı Kehf Dağı’nın adı “İnceburun Dağları” olarak değiştirildi. Ancak bu değişikliğin gerekçesi konusunda resmi bir açıklama henüz kamuoyuyla paylaşılmadı. Yerel kaynaklar, kararın coğrafi isimlendirme standartlarını düzenleme çalışmaları kapsamında alınmış olabileceğini öne sürse de, bölgedeki halk ve tarihçiler arasında soru işaretleri oluşmuş durumda. 1977’den sonra dağın adının neden “İnceburun” olarak değiştirildiği ve bu isimlendirmenin hangi kriterlere dayandığına dair belirsizlik sürüyor.
Yerel Tepkiler ve Tartışmalar
Ad değişikliği, bölgede yaşayanlar arasında farklı tepkilere yol açtı. Kimileri, tarihi bir ismin değiştirilmesinin kültürel mirasa zarar verebileceğini savunurken, bazıları ise coğrafi isimlerin standartlaştırılmasının modern haritacılık açısından gerekli olduğunu düşünüyor. Yerel bir tarihçi olan Prof. Kenan Haspolat, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Lice’deki antik kentin ve kralının adının Dakyanus olması, bu bölgenin Eshab-ı Kehf hikayesiyle bağlantılı olduğu inancını güçlendiriyor. Bu isim değişikliği, tarihsel birikimi göz ardı eden bir adım olabilir” dedi.
Öte yandan, yöre halkı arasında Eshab-ı Kehf Dağı’nın adı değişse de mağaranın manevi değerinin kaybolmayacağına dair bir görüş hakim. Her yıl 28 Mayıs’ta mağara çevresinde düzenlenen geleneksel kutlamalar, bu bölgenin halk için taşıdığı önemi gözler önüne seriyor. Kur’an’da belirtilen coğrafi özelliklere uygunluğuyla dikkat çeken mağara, güneşin doğuş ve batış açılarından dolayı da Eshab-ı Kehf’in hikayesine ev sahipliği yaptığına inanılan yerlerden biri olarak öne çıkıyor.
Tarih mi, Modernizasyon mu?
Harita Genel Müdürlüğü’nün aldığı bu karar, Diyarbakır’ın zengin tarihsel dokusu ile modern coğrafi düzenlemeler arasında bir çekişme yaratmış gibi görünüyor. Eshab-ı Kehf Dağı’nın “İnceburun Dağları” olarak anılacak olması, resmi kayıtlarda bir değişiklikle sınırlı kalsa da, bölgenin kültürel hafızasında nasıl bir etki bırakacağı merak konusu. Yetkililerden konuyla ilgili detaylı bir açıklama beklenirken, bu isim değişikliği, tarih ve kimlik üzerine daha geniş bir tartışmayı da ateşlemiş durumda.
Yorum Yap